Telefon
Menü

Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM) Nedir?

Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) altında oluşturulmuş bir mekanizmadır. Bu mekanizma, endüstriyel olarak gelişmemiş ülkelerde (gelişmekte olan ülkeler) sera gazı emisyonlarını azaltmayı teşvik etmek ve bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmalarını desteklemek amacıyla kurulmuştur. CDM, gelişmiş ülkelerin Kyoto Protokolü kapsamında belirlenen sera gazı emisyon azaltma hedeflerini karşılamak için bu ülkelerde projeleri finanse etmelerini sağlar. Bu projeler, sera gazı emisyonlarını azaltan veya emisyonları absorbe eden faaliyetleri içerebilir, örneğin yenilenebilir enerji projeleri, enerji verimliliği projeleri veya ormancılık projeleri gibi.

CDM işleyişi oldukça karmaşıktır. Bir proje geliştiricisi, CDM Yürütme Kurulu'na (EB) bir proje belgesi sunar ve bu proje belgesinde projeyle ilgili emisyon azaltımı veya absorpsiyonun nasıl gerçekleşeceği ayrıntılı olarak açıklanır. Projenin uluslararası standartlara uygun olması ve gerçekten emisyonları azaltması veya absorbe etmesi gerekmektedir. Onaylanan projeler, sera gazı emisyon azaltım sertifikaları (Certified Emission Reduction - CER) olarak bilinen kredileri üretir. Bu krediler, gelişmiş ülkelerin kendi emisyon azaltma hedeflerini karşılamak için kullanılabilir veya karbon piyasalarında ticareti yapılabilir. Bu şekilde, CDM hem sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eder hem de küresel sera gazı emisyonlarını azaltmaya katkıda bulunur.

Temiz Kalkınma Mekanizması Ne Demek? 

Temiz Kalkınma Mekanizması (Clean Development Mechanism - CDM), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) altında kurulan bir mekanizmadır. Temel amacı, endüstriyel olarak gelişmemiş ülkelerde sera gazı emisyonlarını azaltmayı teşvik etmek ve bu ülkelerin sürdürülebilir kalkınmalarını desteklemektir. CDM, gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyon azaltma hedeflerini karşılamak için, bu ülkelerde gerçekleştirilen projeleri finanse etmelerine olanak tanır. Bu projeler genellikle yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, ormancılık gibi alanlarda gerçekleştirilen faaliyetleri içerir ve bu faaliyetler sonucunda sera gazı emisyonlarının azalması veya absorbe edilmesi hedeflenir. CDM, emisyon azaltım projelerinin gelişmekte olan ülkelerde gerçekleştirilmesini teşvik ederek, küresel iklim değişikliği ile mücadelede adalet ve eşitlik ilkesini destekler. Bu mekanizma aynı zamanda, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacak projelerin hayata geçirilmesini sağlayarak, küresel çapta olumlu bir etki yaratmayı amaçlar.

Kyoto Protokolü ile Yakından İlgisi Nedir? 

Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM), doğrudan Kyoto Protokolü ile ilişkilendirilmiştir. Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliği ile mücadelede temel bir uluslararası anlaşmadır. 1997 yılında kabul edilen bu protokol, sera gazı emisyonlarının azaltılmasını hedefler ve bu amaca ulaşmak için çeşitli mekanizmaları içerir. CDM, Kyoto Protokolü'nün esnek mekanizmalarından biridir ve gelişmiş ülkelerin emisyon azaltımı yükümlülüklerini karşılamak için emisyon azaltım projelerini finanse etmelerine olanak tanır.

Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkelerin belirli bir dönemde belirli bir oranda sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunmalarını gerektirir. Ancak, gelişmekte olan ülkeler için benzer taahhütler bulunmamaktadır. CDM, bu boşluğu doldurmak için oluşturulmuştur. Gelişmiş ülkeler, CDM kapsamında gelişmekte olan ülkelerde emisyon azaltım projelerini finanse ederek, kendi emisyon azaltım hedeflerini karşılayabilirler. Bu sayede, küresel iklim değişikliği ile mücadelede adil ve etkili bir yaklaşım sağlanmış olur. Dolayısıyla, CDM ve Kyoto Protokolü birlikte hareket ederek, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve sürdürülebilir kalkınmanın teşvik edilmesine yönelik uluslararası çabaları destekler.

Sürdürülebilir Kalkınma İlkeleri Nelerdir? 

Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve çevresel korumanın dengeli bir şekilde bir araya getirilmesini hedefleyen bir yaklaşımdır. Bu kavramın temelinde bir dizi ilke yatar. İlk olarak, çevresel sürdürülebilirlik ilkesi, doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını ve ekosistemlerin korunmasını vurgular. Bu ilke, doğal kaynakların kullanımıyla ilgili kararların, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözeterek alınmasını önerir. İkinci olarak, ekonomik sürdürülebilirlik ilkesi, ekonomik büyümenin uzun vadeli refahı tehdit etmeden gerçekleşmesini savunur. Bu ilke, kaynakların adil bir şekilde dağıtılması ve ekonomik faaliyetlerin toplumsal ihtiyaçlara ve çevresel sınırlara uygun olmasını gerektirir.

Üçüncü olarak, sosyal sürdürülebilirlik ilkesi, toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını ve sosyal adaletin sağlanmasını önemser. Bu ilke, eşitlik, katılım, kültürel çeşitlilik ve insan hakları gibi konuları kapsar. Son olarak, uzun vadeli düşünme ilkesi, kısa vadeli kararların uzun vadeli sonuçlarını dikkate almayı teşvik eder. Bu ilke, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması gerektiğini vurgular. Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri, ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınarak, dengeli ve uzun vadeli bir gelişme perspektifini destekler. Bu ilkelerin uygulanması, daha adil, sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya için önemli adımların atılmasını sağlar.

Emisyon Ticaret Sistemi Nedir?

Emisyon ticaret sistemi, sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını teşvik etmek ve yönetmek için kullanılan bir piyasa tabanlı yaklaşımdır. Bu sistem, belirli bir bölgedeki veya endüstrideki toplam emisyon miktarını bir üst sınır ile sınırlar. Bu üst sınır, genellikle ulusal veya bölgesel düzeyde belirlenir ve emisyonların azaltılması gereken hedeflerle uyumlu olacak şekilde belirlenir.

Emisyon ticaret sistemi genellikle "kotalı emisyon ticareti" veya "kap ve ticaret" olarak bilinir. Bu sistemde, emisyon izinleri veya kredileri belirli bir miktar sera gazı emisyonunu temsil eder. Katılımcılar, belirli bir miktarda emisyon izni veya kredi alır ve bu izinlere göre sera gazı emisyonlarını gerçekleştirirler. Eğer bir kuruluş, emisyonlarını izin verilen miktarın altında tutarsa, fazladan izinlerini satabilir veya gelecekteki kullanımları için saklayabilir. Ancak, izinlerini aşarsa, ceza ödemek zorunda kalabilir veya fazladan izinler satın almak zorunda kalabilir. Bu şekilde, emisyon ticaret sistemi emisyonların maliyet-etkin bir şekilde azaltılmasını teşvik eder ve sera gazı emisyonlarının kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Bu sistem aynı zamanda, piyasa aracılığıyla emisyon azaltımı için teşvikler sağlayarak yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi çevresel teknolojilerin benimsenmesini teşvik eder.

Paris Anlaşması Neyi Hedefliyor? 

Paris Anlaşması, küresel iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir dönüm noktası olan bir uluslararası anlaşmadır. Temel amacı, küresel ısınmayı 1.5-2°C arasında tutarak olumsuz iklim etkilerini en aza indirmek ve sera gazı emisyonlarını azaltmaktır. Bu hedefe ulaşmak için Paris Anlaşması, ülkelerin kendi ulusal belirlenmiş katkılarını (Nationally Determined Contributions - NDCs) sunmalarını ve bu katkıları düzenli olarak revize etmelerini gerektirir. NDC'ler, her ülkenin sera gazı emisyonlarını azaltma ve iklim değişikliği ile mücadelede diğer önlemleri almak için belirlediği hedefler ve politikaları içerir.

Paris Anlaşması ayrıca, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkeleri finansal ve teknolojik destekle desteklemelerini ve bu ülkelerin iklim değişikliği ile mücadelede uyum sağlamalarına ve direnç geliştirmelerine yardımcı olmalarını öngörür. Anlaşma, ulusal ve uluslararası düzeyde iklim değişikliği ile mücadelede işbirliğini teşvik ederken, şeffaflık ve hesap verebilirlik prensiplerini vurgular. Paris Anlaşması'nın ana hedefi, küresel çapta iklim değişikliğiyle mücadelede etkili bir çerçeve oluşturarak, dünya genelinde sürdürülebilir kalkınmayı ve yaşanabilir bir gezegenin korunmasını sağlamaktır.

İlginizi Çekebilir:ISO 53001 Standardı Nedir?

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
  • Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporu Nedir?
    İşletmeler artık sadece kâr değil, çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri de dikkate alıyor. Sürdürülebilirlik esasına dayalı yaklaşım benimseniyor.
    12 Ekim 2023
  • Su Döngüsü Nedir?
    Su döngüsü, gezegenimizdeki yaşamın devamı için gerekli olan önemli bir süreçtir. Su döngüsü, dünyamız açısından birçok açıdan kritik önem taşır.
    3 Ocak 2024
  • Çevre Bakanlığı Denetimleri Öncesi Yapmanız Gerekenler!
    Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı resmi sitesinde yayınlanan habere göre, 2021 yılında 57 bin 22 Çevre Denetimi, en yüksek sayıya ulaşıldığı aktarıldı.
    13 Ekim 2023
Ebülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.
Whatsapp
Instagram