Telefon
Menü

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik, kısaca gelecek nesillerin hakkını elinden almadan hayat sürme kabiliyetine denir. Sürdürülebilirliğin kelime anlamı ise daima var olma yeteneğidir. Günümüzde sürdürülebilirlik kavramı gündemde oldukça yer almaktadır.  Sürdürülebilirlik, doğal kaynakların ve çevrenin gelecek nesiller için korunması ve insan ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla geliştirilen bir kavramdır. Kelime anlamından anlaşılacağı üzere, insanların hayat sürebilmesi için gelecek nesillerin haklarını elinden almaması gerekir, ancak bu durum günümüzde bu anlam üzerine ilerlememektedir.

Yapılan araştırmalara göre, küresel ısınmaya sebebp olması, kaynakların verimli kullanılmaması, kirliliğin arttırılması ile insanlığın gelecekte hayatını sürdürebilmesi pek mümkün görünmüyor. Bu durumu düzeltmek için tüm insanlığın birlikte mücadele etmesi gerekiyor. Sürdürülebilirliği çatı kavram olarak ele alırsak, bu çatının altına üç temel kavramı sürdürülebilirlik boyutları olarak belirleyebiliriz. Bu boyutlar ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlar olarak tanımlanır. Bu boyutların ingilizce kelime karşılıkları Enviromental, Social ve Governance olarak belirtilmektedir. Bu boyuların ingilizce harflarinin baş harflarini aldığımızda, ESG kavramı ortaya çıkacaktır.

Sürdürülebilirlik ile ilgili gündem, şirketler, yatırımcılar, tüketiciler, iş gücü ve ülkeler üzerinde giderek artan bir etkiye sahip. Daha önceden “olmasında fayda var” diye kabul ettiğimiz bazı durumlar, günümüzde şirketlerin uzun vadeli ekonomik başarısı için vazgeçilmez görülüyor ve sürdürülebilirlik işlerin yürütülmesinde merkezi bir rol oynuyor. Bir şirketin faaliyetlerinin çevre ve toplumu nasıl etkilediği ve bunun iş modelini nasıl şekillendirdiği ilk olarak odaklanılması gereken konular arasında yer alıyor. Bugün geldiğimiz noktada sürdürülebilirlik, bir şirketin oyunda kalıp kalmayacağını belirliyor.

Sürdürülebilirlik kavramı, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bugünün kaynaklarını korumak ve sürdürmek anlamına da gelir. Kelime anlamından çıkarım yapması kolay bir kavram olması ve durumu kurumlar açısından değerlendirmemiz nedeniyle, işletmenin varlığının sürdürülebilir olmasını sağlamak temel amaçtır. İşletmenin sürdürülebilir olması için, sağlıklı bir çalışan alt yapısına, yaşanabilir bir doğaya, yaşanabilir bir topluma ihtiyacı var. İşletme, hedeflerine ulaşmak için çalışanını, doğasını ve toplumunu yok ediyorsa zaten hedefine ulaşması mümkün olmayacaktır. Çalışacak bir personel, satacak bir toplum, yaşanabilecek bir doğa olmadığı durumda işletmenin dünyanın en büyüğü olmasının bir faydası olmayacaktır.

Sürdürülebilirlik, mevcut ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak için kaynakları etkin bir şekilde kullanmayı ve doğal dengeleri korumayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu kavram, çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınır. Çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların verimli ve dengeli bir şekilde kullanılmasını, biyoçeşitliliğin korunmasını ve çevresel etkilerin minimize edilmesini içerir. Ekonomik sürdürülebilirlik, kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasıyla birlikte ekonomik büyüme ve kalkınmanın devamını sağlayacak sistemlerin oluşturulmasını kapsar. Sosyal sürdürülebilirlik ise toplumun refahını ve adaletini gözeten, insan haklarına saygılı, eşitlikçi ve kapsayıcı bir yaklaşımı ifade eder.

Sürdürülebilirlik, dünya üzerindeki tüm canlıların yaşamını sürdürebilmesi için kritik öneme sahiptir. İnsan faaliyetleri doğal kaynakları hızla tüketirken, çevresel bozulma ve iklim değişikliği gibi sorunlar da giderek artmaktadır. Bu nedenle, sürdürülebilirlik ilkeleri doğal kaynakların korunması, atık ve kirliliğin azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi gibi uygulamaları içerir. Ancak sürdürülebilirlik sadece çevresel önlemlerle sınırlı değildir; aynı zamanda sosyal adalet ve ekonomik kalkınma ile de yakından ilişkilidir. Bu nedenle, sürdürülebilir bir gelecek için entegre ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmelidir.

Sürdürülebilirlik, küresel düzeyde uluslararası işbirliğini gerektiren bir konudur. Her ülke, şirket, kuruluş ve bireyin bu amaca katkıda bulunması gerekmektedir. Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için politikaların, yasaların ve iş uygulamalarının gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi gerekebilir. Ayrıca, eğitim, farkındalık ve bilinçlendirme çalışmalarıyla da sürdürülebilirlik kültürü yaygınlaştırılmalıdır. Ancak bu zorluğun üstesinden gelmek mümkündür ve sürdürülebilir bir gelecek için çaba göstermek, insanlığın ortak sorumluluğudur.

 

Sürdürülebilirlik Kısaca Nedir?

Sürdürülebilirlik, mevcut ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılamak için doğal kaynakları verimli ve dengeli bir şekilde kullanma kavramını ifade eder. Bu, çevresel, ekonomik ve sosyal boyutları bir araya getirerek kaynakları etkin bir şekilde yönetmeyi ve doğal dengeleri korumayı içerir. Çevresel sürdürülebilirlik, ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin korunması, atık ve kirliliğin azaltılması gibi çevresel etkileri minimize etmeyi hedefler. Ekonomik sürdürülebilirlik, kaynakların etkin kullanımını teşvik ederken ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı destekleyen sistemlerin oluşturulmasını içerir. Sosyal sürdürülebilirlik ise toplumun refahını artırmayı, eşitlik ve adaleti sağlamayı, insan haklarına saygıyı gözetmeyi ve kapsayıcı bir yaşam tarzını teşvik etmeyi amaçlar. Bu yaklaşım, insanların bugün ihtiyaçlarını karşılamakla birlikte, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da gözeterek yaşamalarını sağlayan bütüncül bir düşünce biçimidir.

Sürdürülebilirliğin Temel İlkeleri

Sürdürülebilirlik, çevresel, ekonomik ve sosyal unsurların entegre bir şekilde ele alındığı bir kavramdır. Bu nedenle, sürdürülebilirliğin temel unsurları da bu üç alanı kapsar. Çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması, ekosistemlerin dengede tutulması ve çevresel etkilerin en aza indirgenmesiyle ilgilidir. Bu, temiz su ve hava sağlanması, biyoçeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği gibi çevresel tehditlerin ele alınması anlamına gelir.

1. Ekonomik Sürdürülebilirlik

Kaynakların etkin bir şekilde yönetilmesini ve ekonomik faaliyetlerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlar. Bu, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin teşvik edilmesini, yeşil teknolojilere yatırım yapılmasını ve gelir adaletinin sağlanmasını içerir. Ayrıca, ekonomik büyüme ile doğal kaynak tüketimi arasındaki dengeyi korumayı da hedefler.

İnsanların yaşamlarını, insan onuruna yakışır şekilde sürdürmesi için ekonomik olarak kararlı ve kalkınmış bir dünya gereklidir. Bu ilke, ekonomik büyüme ve refahı sürdürürken, doğal kaynakları etkili bir şekilde kullanmayı, kaynakları tüketmemeyi, israfı önlemeyi, çevre dostu üretim yöntemlerini uygulamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefler. Konvansiyonel ekonomi bakış açısında temel amaç ekonomik büyüme sağlamak iken, sürdürülebilir ekonomi de temel amaç ekonomik büyüme sağlanırken doğaya ve sosyal yaşama zarar verilmemesi esas alınmaktadır.

2. Çevresel Sürdürülebilirlik

Doğal kaynakları kullanırken, doğal çevreyi bozmadan ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da düşünerek hareket etmek anlamına gelir. Bu ilke doğal kaynakları verimli bir şekilde kullanmayı, doğal yaşamın korunmasını, biyolojik çeşitliliği arttırmayı ve çevre kirliliğini en aza indirmeyi hedefler. Çevresel sürdürülebilrliğin sağlanamaması durumunda, dünyamızın uzun süre sağlıklı olarak var oluşunu sürdürmesi pek mümkün olmayacak. 

3. Sosyal Sürdürülebilirlik

İnsanların yaşam kalitesini ve refahını artırmayı, eşitlik ve adaleti sağlamayı ve toplumda kapsayıcı bir ortamı teşvik etmeyi amaçlar. Bu, eğitim, sağlık hizmetleri, barınma gibi temel insan ihtiyaçlarının karşılanması, toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel çeşitliliğin korunması ve işçi haklarının güvence altına alınması gibi konuları içerir. Sosyal sürdürülebilirlik, toplumun her kesiminin katılımını ve güçlendirilmesini gerektirir, böylece herkesin yaşam kalitesinin artırılması sağlanabilir. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamak, herkesin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, sosyal adaleti sağlamak ve insan haklarına saygı göstermek anlamına gelir. Bu ilke, toplumsal refahı artırmayı, yoksulluğu azaltmayı, eğitimi ve sağlığı desteklemeyi, kültürel çeşitliliği korumayı ve insanların yaşam kalitesini iyileştirmeyi hedefler.

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilir Kalkınmanın 17 Amacı

2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH), toplumların sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için uygulamalarını yönlendiren 17 ana hedeften oluşur. Bu hedefler, ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği bir arada ele alarak, dünya genelinde sürdürülebilir bir gelecek için stratejik hedefler belirlemeyi amaçlamaktadır:

  • Hiçbir Kimseyi Geride Bırakmadan Yoksullukla Mücadele
  • Herkes İçin Açlıkla Mücadele ve Beslenme İmkânlarını İyileştirme
  • Herkesin Sağlıklı Yaşam Sürdürmesini Sağlama ve İyi Yaşam Standartlarını Teşvik Etme
  • Nitelikli Eğitim Fırsatlarının Tanıtılması, Erişimi ve Eşitliği
  • Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması ve Kadın ve Kız Çocukların Güçlendirilmesi
  • Temiz Su ve Sanitasyon Hizmetlerinin Erişilebilirliğinin Sağlanması
  • Herkes İçin Uygun ve Temiz Enerji İmkanlarının Teşviki
  • İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme Sağlama
  • Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı Alanlarında Sürdürülebilirlik İlkelerine Uygun Gelişim
  • Eşitsizlikleri Azaltmak ve Kentler ve Topluluklardaki Uygun, Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kalkınma Alanlarının Sağlanması
  • Sürdürülebilir Üretim ve Tüketimi Teşvik Etme
  • İklim Değişikliği ve Diğer Çevresel Tehditlere Karşı Mücadele Etme
  • Denizlerin ve Okyanusların Sürdürülebilir Kullanımını Sağlama
  • Karasal Ekosistemlerin Korunması, Kullanımının Sürdürülebilir Olarak Yönetilmesi, Çölleşmenin Önlenmesi ve Geri Döndürülmesi
  • Biyolojik Çeşitliliğin Korunması, Ekosistemlerin Restorasyonu ve Sürdürülebilir Kullanımı
  • Barışçıl ve Kapsayıcı Toplumların Teşviki, Adaletin Sağlanması ve Kurumların Güçlendirilmesi
  • Küresel Ortaklıkların Oluşturulması ve Finansman, Teknoloji Transferi ve Kapasite Geliştirme Konularında İşbirliğinin Teşvik Edilmesi

Sürdürülebilir Yaşam Nedir?

Sürdürülebilrilik kavramının dünyamız için önemini yukarıda yaptığımız açıklamalarda vurgulamaya çalıştık. Peki bu derece önemli olan sürdürülebilirlik kavramı için bireyler olarak bizler ne yapabiliriz. Sürdürülebilirlik anlayışını yaşam felsefemiz haline getirmemiz gerekir. Yaptığımız tüm faaliyetlerde, doğaya, çevreye, kaynaklara, ekonomiye ve sosyal unsurlara yarattığımız etkiyi düşünmemiz gerekir. Bireyler olarak ben tek başına dünyayı kurtaramam diye düşünmememiz gerekir. Her birreyin sürdürülebilir yaşam felsefesini benimsemesi halinde, zaten dünyamız için en iyi geleceği hazırlamış oluruz. 

Bireyler olarak sürdürülebilir yaşam şartlarına uyum sağlamamız ne derece önemliyse, kurumlarında da sürdürülebilirlik şartlarına aynı derecede uyum sağlaması gerekir. Bireyler için geçerli olan sürdürülebilirlik şartları, temel mantıkta kurumlar içinde aynı olsada, kurumsal sürdürülebilirlik şartları bazı noktalarda değişkenlik göstermektedir.

Kurumsal sürdürülebilirlik nedir tanımı ile ilgili detaylı bilgiye linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. 

Sürdürülebilirlik Çeşitleri Nelerdir? 

Sürdürülebilirlik, genellikle çevresel, ekonomik ve sosyal olmak üzere üç ana kategori altında incelenir. Çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve çevresel etkilerin minimize edilmesiyle ilgilenir. Ekonomik sürdürülebilirlik, kaynakların etkin bir şekilde kullanılması, adil gelir dağılımı ve ekonomik refahın uzun vadeli sağlanmasıyla ilgilidir. Sosyal sürdürülebilirlik ise toplumun refahı, eşitlik, insan hakları ve toplumsal uyum gibi konuları kapsar. Bu çeşitlilik, sürdürülebilirlik çabalarının kapsamlı ve dengeli bir şekilde ele alınmasını sağlar, böylece hem mevcut hem de gelecek nesillerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek sürdürülebilir bir gelecek inşa edilebilir.

Sürdürülebilir Şehir Özellikleri Nelerdir? 

Sürdürülebilir şehirler, çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan dengeli ve yaşanabilir alanlar olarak tanımlanır. Bu şehirler, çeşitli önlemler alarak kaynakları etkin bir şekilde yönetmeyi, çevresel etkileri minimize etmeyi ve toplumun refahını artırmayı hedefler. Birinci olarak, sürdürülebilir şehirler çevresel olarak dostu altyapıya sahip olmalıdır. Bu, yeşil alanların korunması ve artırılması, sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması ve atık yönetiminin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi gibi uygulamaları içerir. Ayrıca, su ve hava kalitesinin korunması da çevresel sürdürülebilirlik açısından önemlidir.

Sürdürülebilir şehirler ekonomik olarak kalkınmayı ve refahı teşvik eder. Bu, sürdürülebilir iş modellerinin benimsenmesi, yeşil iş alanlarının oluşturulması, yerel ekonominin desteklenmesi ve gelir adaletinin sağlanmasıyla mümkün olur. Ayrıca, sürdürülebilir şehirlerde eğitim, sağlık hizmetleri, kültürel etkinliklere erişim gibi sosyal olanaklar da sağlanarak toplumun refah düzeyi artırılır.

Sürdürülebilir şehirler toplumsal açıdan kapsayıcı ve adil bir yapıya sahip olmalıdır. Bu, sosyal adaletin sağlanması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin teşvik edilmesi, dezavantajlı grupların desteklenmesi ve yerel toplulukların katılımının sağlanmasıyla gerçekleşir. Ayrıca, kültürel çeşitliliğin korunması, kamu hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve güvenli ve sağlıklı yaşam koşullarının sağlanması da sürdürülebilir şehirlerin özellikleri arasındadır. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, sürdürülebilir şehirler insanların yaşam kalitesini artırmak, çevresel etkileri azaltmak ve gelecek nesiller için sağlıklı ve yaşanabilir bir ortam yaratmak için önemli bir rol oynarlar.

Sürdürülebilrlikte 7R Nedir? Ne İşe Yarar? 

7R, sürdürülebilirlik kavramını günlük hayata uygulamayı amaçlayan bir yaklaşımı ifade eder. Bu yaklaşım, tüketim alışkanlıklarını ve atık yönetimini dönüştürerek kaynakların daha verimli kullanılmasını ve çevresel etkilerin azaltılmasını hedefler. 7R kavramı, sürdürülebilirlik çabalarını desteklemek ve bireylerin ve kurumların daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

7R, "Redüksiyon, Yeniden Kullanım, Geri Dönüşüm, Restorasyon, Refleksyon, Yenilik ve Refah" kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Redüksiyon, tüketimi azaltmayı ve gereksiz alımlardan kaçınmayı ifade eder. Yeniden Kullanım, ürünlerin ve kaynakların bir kez daha kullanılmasını ve farklı amaçlar için değerlendirilmesini teşvik eder. Geri Dönüşüm, atıkların yeniden işlenerek yeni ürünlere dönüştürülmesini sağlar. Restorasyon, doğal kaynakların ve ekosistemlerin korunması ve yenilenmesiyle ilgilidir. Refleksyon, tüketim alışkanlıklarını ve çevresel etkileri düşünmeyi teşvik eder. Yenilik, sürdürülebilir teknolojilerin ve çözümlerin geliştirilmesini destekler. Refah ise sürdürülebilirlik çabalarının insan refahını artırmayı amaçlar.
7R yaklaşımı, bireylerin ve toplumların çevresel etkilerini azaltmak ve kaynakları daha etkin bir şekilde kullanmak için uygulanabilir bir çerçeve sunar. Bu yaklaşım, atık miktarını azaltarak çevresel bozulmayı önlemeye, doğal kaynakların korunmasına ve toplumsal refahın artırılmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle, 7R kavramı, sürdürülebilirlik alanında önemli bir araç olarak kabul edilir ve bireylerin ve kurumların daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde hareket etmelerine yardımcı olur.

Sürdürülebilirlik Amaçları Nelerdir? 

Sürdürülebilirlik, çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan dengeli bir geleceği sağlamayı hedefler. Bu bağlamda, sürdürülebilirlik amaçları arasında doğal kaynakların korunması ve verimli kullanımı, çevresel etkilerin azaltılması, iklim değişikliği ile mücadele, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemlerin restore edilmesi gibi çevresel hedefler bulunur. Aynı zamanda, ekonomik sürdürülebilirlik, kaynakların etkin bir şekilde yönetilmesini, sürdürülebilir iş modellerinin benimsenmesini, gelir adaletinin sağlanmasını ve ekonomik kalkınmanın toplumsal refahla dengelenmesini amaçlar. Sosyal sürdürülebilirlik ise toplumun refahını artırmayı, eşitlik ve adaleti sağlamayı, kültürel çeşitliliği korumayı ve dezavantajlı grupların desteklenmesini hedefler. Bu amaçlar doğrultusunda, sürdürülebilirlik çabaları, insanların bugünkü ihtiyaçlarını karşılarken gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran bir yaşam tarzının teşvik edilmesini sağlar.

Sürdürülebilirlik Uygulama Adımları:

Bir işletmenin sürdürülebilirlik ilkelerine uyması için izleyebileceği yollar şunlardır:

1.Sürdürülebilirlik Stratejisi Oluşturma: İşletmeler, sürdürülebilirlik stratejilerini belirleyerek, iş faaliyetlerini çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik prensiplerine uygun hale getirebilirler. Bu stratejiler, işletmenin uzun vadeli hedeflerini ve sürdürülebilirlikle ilgili taahhütlerini içermelidir.

2.Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi: İşletmeler, faaliyetleri ve ürünleri ile ilgili çevresel ve sosyal etkilerini değerlendirebilir, çevresel ve sosyal riskleri yönetebilir ve bu riskleri en aza indirmek için politikalar oluşturabilirler. Örneğin, su ve enerji tüketimini azaltmak, atık yönetimini geliştirmek, çevre kirliliğini azaltmak gibi önlemler alınabilir.

3.Çevre Dostu Ürün ve Hizmetler Sunma: İşletmeler, çevre dostu ürün ve hizmetler sunarak, müşterilerin çevresel duyarlılıklarına cevap verebilir ve sürdürülebilir bir ekonomiye katkı sağlayabilirler. Örneğin, geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak ürünlerin çevresel etkisini azaltmak veya yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak enerji verimliliğini artırmak gibi uygulamalar yapılabilir.

4.Enerji ve Kaynak Verimliliği: İşletmeler, enerji ve kaynak kullanımını optimize ederek, iş faaliyetlerinin çevresel etkisini azaltabilir ve aynı zamanda işletme maliyetlerini de düşürebilirler. Örneğin, enerji verimliliği projeleri uygulayarak enerji tüketimini azaltmak, su tasarrufu yapmak gibi uygulamalar gerçekleştirebilirler.

5.Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi: İşletmeler, tedarik zincirlerini sürdürülebilirlik ilkelerine uygun hale getirerek, tedarikçi seçiminden, üretim aşamasına kadar tüm süreçleri yönetebilirler.

6. İşletme Dışı Etki: İşletmeler, faaliyetlerinin toplum ve doğa üzerindeki etkilerini azaltmak için, toplumda yer alan sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla işbirliği yapabilirler.

7. İletişim ve Raporlama: İşletmeler, sürdürülebilirlik performanslarını ölçmek ve raporlamak için uygun araçları kullanarak, iç ve dış paydaşlarını bilgilendirebilir ve işletme faaliyetlerinin sürdürülebilirlikle uyumunu gösterebilirler.

Bu yolların yanı sıra, işletmelerin sürdürülebilirlikle ilgili farkındalığını artırmak için çalışanların eğitimlerine, müşteri ve tedarikçilerin sürdürülebilirlik konularında bilgilendirilmesine, yenilikçi çözümler üretilmesine ve sürdürülebilirlik odaklı bir kültürün benimsenmesine de önem verilmesi gerekmektedir.

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
  • Sıfır Atık Nedir?
    Sıfır atık, israfın önlenmesi, kaynak verimliliği, atık azaltımı ve geri dönüşümü hedefleyen bir yaklaşımdır. Sıfır atık projesi hakkında tüm bilgiler.
    17 Ocak 2024
  • Yeşil Mutabakat Nedir?
    Avrupa Yeşil Mutabakat: AB'nin 2050'ye kadar iklim nötr olmayı hedefleyen sürdürülebilirlik planıdır. Gelin içeriği birlikte inceleyelim.
    12 Ekim 2023
  • Bilgileriniz Danışmanınızda Güvende Mi?
    Gerek bilgilerinizi güvende tutmak, gerekse Kişisel Verilerin Korunması Kanunu?na uyum sağlamak için işletmenizde güvenlik önlemlerini alın.
    13 Ekim 2023
Ebülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.
Whatsapp
Instagram