Telefon
Menü

Karbon Vergisi Nedir?

Karbon vergisi, Avrupa Birliğine ihracat yapan ülkelerin gündeminde ilk sıralarda yer almaya başladı. Avrupa Birliği, çevresel etkileri en aza indirme mücadelesine, kendisine ihracat yapan ülkelerinde katılması için somut adımlar atmaya devam ediyor. Birlik ülkelerinde uygulanan sıkı çevresel kurallar nedeniyle üretim faaliyetlerini birlik dışına taşıyan işletmelerin son yıllardaki artışı, üye ülkelerde çeşitli sosyoekonomik etkiler yaratıyor. Bu sebepler, çevreci kaygıların yanı sıra, sosyoekonomik endişelerin de bu adımları etkilediği gerçeğini doğruluyor.

Karbon Vergisi Ne Zaman Uygulanacak?

Birlik içinde üretim yapan tesisler ile birlik dışında üretim yapan tesislerin AB pazarında eşit rekabet şartlarına sahip olması için, 1 Ekim 2023 tarihi itibariyle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) uygulamasına başlanmıştır. Bu uygulamanın temel faktörü ise karbon vergisi.

Karbon vergisi, ülkelerin sera gazı salınımlarını azaltmak için uyguladığı, işletmelerin sebep olduğu karbon dioksit emisyonlarını ekonomik yöntemlerle cezalandırdığı bir vergi türüdür. Verginin belirlenmesi, ürünün karbon emisyonu ile gerçekleştirilir. Bu uygulamada, birim vergi hesaplaması, ürünün karbon ayak izi hesaplaması ile belirlenir.

Karbon vergisi, ilk kez 1990’larda Birleşmiş Milletler toplantılarında, katılımcı ülkeler arasında tartışılmaya başlandı. 2005 yılında Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edildi ve AB’nin iklim değişikliği ile mücadelesi kapsamında uygulamaya başlandı. 2005 yılından günümüze kadar AB ülkeleri arasında hâlâ uygulanmaktadır.

Ancak, Birlik 2023 yılı itibariyle sadece kendi içinde değil, birliğe ihracat yapan ülkeleri de bu kapsama alacağını duyurmuştur. Uygulama, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması adıyla 1 Ekim 2023’te başlamıştıri. Karbon vergisi, AB Ülkelerinin ithalat edeceği (Ülkemizin İhraç Edeceği) ürünlerinin çevreye verdiği zararları hesaba katarak ithalat ürünlerine ekleyeceği bir vergidir. Ürünün çevreye verdiği zararın tespiti bir çok faktöre bağlıdır. Bu faktörleri ortak bir katsayıda ölçümlemek için karbon emisyonunu temel alınmıştır.  Bu vergi, ithal edilen ürünlerin karbon emisyonunu hesaba katarak ülke sınırlarına girişte uygulanır.

Bu uygulama, ithal edilen ürünlerin üretimindeki sera gazı emisyonlarının ülke dışına taşınmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, ithalatın çevreye verdiği zararları hesaba katarak ithalat ürünlerinin fiyatlarını arttırmak ve yerli üretimleri desteklemektir. Bu sayede, ithal edilen ürünlerin çevreye verdiği zararlar azaltılacak ve yerli üretimlerin rekabet gücü arttırılacaktır.

Karbon Vergisi Kime Uygulanacak?

1 Ekim 2023’de yürürlüğe girmesi kesinleşen Avrupa Birliği karbon vergisi mekanizması (SKDM) kademeli olarak uygulanacaktır.

SKDM’ nin kapsamında ilk aşamada, yüksek karbon kaçağı riski taşıyan 6 sektör bulunmaktadır:

Çimento, Demir-Çelik, Alüminyum, Gübre, Hidrojen ve Elektrik sektörlerini kapsamaktadır.

2025 yılının sonuna kadar sürecek olan kademeli geçiş döneminde AB ithalatçıları herhangi bir karbon vergisi ödemeyecek, SKDM mekanizmasına tabi ithal ürünlerdeki gömülü emisyonları raporlayacaktır. 2026 yılında, sektör ayrımı yapılmaksızın, tüm ithal edilen ürünlerde SKDM uygulaması geçerli olacaktır.

SKDM, 2026 yılında tam olarak uygulamaya geçtiğinde, AB ithalatçıları, SKDM dâhilindeki ithal malları için karbon vergisi ödemek durumunda kalacaktır. Karbon vergisinin, terim karşılığı ise SKDM sertifikasıdır. SKDM Sertifikası 1 Ton Karbon Emisyonunda denk gelmektedir. Türkiye’den ihracat yapan ülkelerin bir vergi ödemesi yapması söz konusu değildir. Vergi ödemesini yapacak olan, ülkemizden ihracat yapılan müşterilerdir. Yani AB de faaliyet gösteren ithalatçılardır.

Sertifika fiyatları AB ETS sistemindeki fiyatları yansıtacak şekilde hesaplanacaktır. AB ithalatçıları bir yıl önce ithal ettikleri mal miktarını ve toplam gömülü emisyon miktarlarını her yıl 31 Mayıs tarihinde beyan edecek ve bu miktarlara tekabül eden SKDM sertifikalarını teslim edeceklerdir.

Karbon Vergisi Nasıl Uygulanacak?

1 Ekim 2023’de yürürlüğe girmesi kesinleşen Avrupa Birliği karbon vergisi mekanizması kademeli olarak uygulanması ile birlikte, AB de faaliyet gösteren işletmeler, karbon vergisi ödemeyeceği ürünleri temin etmeye yönelecekler.

Örnek olarak, Çin’den 80 Euro’ya ithalat ettiği cıvatanın karbon vergisine etkisinin 27 Euro olacağını varsayalım.

Aynı kalite de üretilen cıvatanın, Türkiye fiyatının 100 Euro ve karbon vergisine etkisinin 0 Euro olacağını varsayalım.

AB Ülkelerinde faaliyet gösteren işletmenin ithalat maliyeti,

Çin’den ithal edeceği seçenekte katlanacağı maliyet 80+ 27 = 107 Euro iken,

Türkiye’den ithal edeceği seçenekte katlanacağı maliyet 100+ 0 = 100 Euro olacaktır.  Formülde görüleceği AB ülkelerinin ithalat yaparken tek karar mekanizması fiyat olmaktan çıkıp, karbon vergisi de işin içine girecektir.

Oluşacak şartları, lehine çevirme kabiliyetine sahip olan üreticilerimiz, dünya rekabetinde oldukça avantaj sağlayabilecek. Bu avantaja sahip olmanın en önemli yolu, üreticilerin bugün karbon emisyonlarını hesaplayıp, rakiplerinden daha az seviyelere indirmeleri için yol haritası çıkarmalarıdır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
  • Su Ayak İzi Nedir?
    Su ayak izi, su kaynaklarının kullanımını ve kirliliğini ölçen ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir gösterge olan bir kavramdır.
    2 Ocak 2024
  • Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması
    AB'nin 2019'da başlattığı Yeşil Mutabakat, çevre ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlar. 2050'ye kadar sürdürülebilir ekonomi hedefi var.
    12 Ekim 2023
  • Karbon Yakalama Nedir?
    Karbon Yakalama doğal ya da teknolojik gelişmeler kullanarak havada serbest dolaşan karbon dioksitin yakalanarak depolanması veya dönüştürülmesi sürecidir.
    28 Kasım 2023
Ebülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.
Whatsapp
Instagram