Dekarbonizasyon danışmanlığı, işletmelerin sebep oldukları sera gazı emisyonlarını azaltması ve ortadan kaldırması ile sıfır karbon olma yolunda ilerlemesi süreçlerini ifade etmektedir.
Karbon Emisyonu Azaltım, İşletmelerin faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının uluslararası bir standart kullanılarak ölçülmesi ve akredite bir kuruluş ile doğrulaması ile başlayan Dekarbonizasyon süreci, sebep olunan karbon emisyonlarının kaynaklarına özgü azaltım planı hazırlayarak net sıfır yol haritasını belirlenmesi ile yürütülmektedir.
Küresel ölçekte Paris İklim Anlaşması Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar, yerel ölçekte İklim Kanunu gibi yasal mevzuatlar işletmelerin karbon azaltım süreçlerini stratejik bir zorunluluk haline getirmektedir.
Dekarbonizasyon - karbon azalma danışmanlığı kapsamında CASEM olarak uluslararası geçerliliği olan ISO 14064 standardı ve GHG protokolüne göre bir çok farklı sektörde gerçekleştirdiğimiz 200’ü aşkın Kurumsal Karbon Ayak İzi projesi ile işletmelerin sera gazı emisyonlarının ölçülmesi süreçlerinde uzman ekibimiz ile tamamladık.
Karbon emisyonu azaltma Projelerin %75’i üçüncü taraf akredite doğrulama kuruluşu ile doğrulanarak belgelenmesi konusunda destek verdik. Bu projelerin sonucunda ölçülmüş ve doğrulanmış veriler üzerinden firmaların sebep oldukları sera gazı emisyonlarını kategori bazında karbon azaltım planlarının oluşturulması konusunda destek olduk.
Dekarbonizasyon danışmanlığı, işletmelerin sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve raporlanması süreçleri ile başlamaktadır. Akabinde üçüncü taraf akredite bir kuruluş tarafından hesaplamaların doğrulanması süreci ile devam etmektedir. Ölçülmüş ve doğrulanmış sera gazı emisyonları kaynakları bazında incelenecek azaltım planları ve net sıfır yol haritasının oluşturulması ile tamamlanmaktadır.
Her geçen gün çıkan küresel ve ulusal mevzuatların yanında müşteri talepleri ve satış stratejileri Dekarbonizasyon danışmanlığının önemini artırmaktadır.
Küresel ölçekte Paris İklim Antlaşması, AB Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi düzenlemeler işletmelerin sera gazı emisyonlarını azaltılması, hem yasal düzenlemelere uyum hem de müşteri talepleri ve yeni pazarlara ulaşılması konusunda büyük önem arz etmektedir.
Ulusal ölçekte İklim Kanunu, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi ve kurulması planlanan Türkiye Sınırda Karbon Düzenleme mekanizması gibi düzenlemeler işletmelerin sebep oldukları sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunu bir tercih olmaktan ziyade bir zorunluluk haline getirmektedir.
İşletmenin sera gazı emisyonları ISO 14064 ve GHG Protokolüne uygun şekilde hesaplanır ve raporlanır. Raporlama ve hesaplama üçüncü taraf akredite doğrulama denetiminde kullanılacak şekilde hazırlanır. Üçüncü taraf doğrulama denetimi ile hesaplama ve raporlamalar doğrulanır.
Doğrulanmış hesaplamalar üzerinden sera gazı emisyonlarının kaynakları özelinde bir azaltım planı oluşturulur. Azaltım planları emisyon kaynağına özgü hazırlanarak karbon azaltım stratejileri için bir plan oluşturulur.
Yıllık olarak hedeflerin belirlenmesi ve önceliklendirme analizi yapılarak kısa vadede yapılacak iş ve işlemlerin çıkarılması. Akabinde orta ve uzun vadeli hedef, aksiyon planlarının oluşturulması ile net sıfır yol haritası belirlenir.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, Emisyon Ticaret Sistemi gibi gereklilikler kapsamında mevcut durumun değerlendirilmesi ve yaptırım ihtimallerinin analiz edilmesi ile raporun oluşturulması.
Küresel ve ulusal gerekliliklere uyumun dışında Dekarbonizasyon danışmanlığı ile muhtemel karbon maliyetleri ön görülmektedir. Bu sayede sebep olduğunuz sera gazı emisyonlarınız sebebi oluşacak vergi, yaptırım vb. mali konular için bir aksiyon planı oluşturulabilmektedir.
Dekarbonizasyon mentörlüğü çalışmaları ile azaltım sağladığınız sera gazı emisyonları yeni pazarlara erişim ve pazardaki rekabet arasında avantaj sağlamanızı ve tercih edilebilirliğinizin artmasını sağlamaktadır.
Böylelikle karbon ayak izi kapsamında uzun vadeli risklerin belirlenmesi, azaltılması ve fırsatların değerlendirilmesi sağlanabilmektedir. Tüm bu süreçler kurumsal sürdürülebilirlik çalışmalarının güçlenmesine de destek sağlamaktadır.
Özellikle sınırda karbon düzenleme mekanizması süreçlerinde AB birliğine ihracat yapan firmalar sebep oldukları sera gazı emisyonları sebebi ile AB’deki müşterilerinin veri ödemesine sebep olmaktadır. Dekarbonizasyon danışmanlığı ile firmalara sebep oldukları sera gazı emisyonlarını azaltabilmektedir. Bu sayede AB’deki müşterilerinin ödeyeceği veri azalmakta ya da veri ödemekten muaf olabilmektedir. En nihayetinde Dekarbonizasyon danışmanlığı ile sera gazı emisyonlarını azaltan firmalar tercih edilebilirlik, Pazar rekabeti ve yeni pazarlara erişim konusunda büyük avantaj sağlamaktadırlar.
Dekarbonizasyon, son yıllarda sıkça duyduğumuz bir terim haline geldi. Peki, bu kelime ne anlama geliyor ve neden bu kadar önemli? Dekarbonizasyon, karbon emisyonlarını azaltma veya tamamen ortadan kaldırma sürecini ifade eder. Bu terim, genellikle enerji üretimi, ulaşım, sanayi ve diğer sektörlerde fosil yakıtların kullanımının azaltılması veya ortadan kaldırılması bağlamında kullanılır. Dekarbonizasyonun temel amacı, atmosfere salınan karbondioksit (CO2) ve diğer sera gazlarını sınırlamak ve böylece küresel ısınma ve iklim değişikliği etkilerini azaltmaktır.
Fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere salınan bu gazlar, sera etkisi yaratarak Dünya'nın sıcaklığını artırır. Bu da deniz seviyesinin yükselmesine, ekstrem hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin artmasına ve ekosistemlerde bozulmalara neden olur. Dekarbonizasyon süreci, yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar, hidroelektrik vb.) yatırım yapmayı, enerji verimliliğini artırmayı, karbon yakalama ve depolama teknolojilerini kullanmayı ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerini benimsemeyi içerir. Dekarbonizasyon, iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir öneme sahip olup, uluslararası anlaşmalar ve hükümet politikalarıyla desteklenmektedir. Bu süreç, hem ekonomik hem de çevresel faydalar sağlamakla birlikte, sürdürülebilir bir geleceğin inşasında kilit bir rol oynamaktadır.
Dekarbonizasyon, işletmelerin sebep oldukları sera gazı emisyonlarını uluslararası geçerliliği olan standartlar kapsamında hesaplanarak sebep oldukları sera gazı emisyonlarının azaltılması kapsamında gerçekleştirilecek olan iş ve işlemlerdir.
Dekarbonizasyonun neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için, küresel ısınma ve iklim değişikliği konularına odaklanmak gerekmektedir. İşte dekarbonizasyonun neden kritik bir öneme sahip olduğuna dair başlıca sebepler:
Dekarbonizasyon, hem çevresel hem de sosyo-ekonomik açıdan sürdürülebilir bir geleceği garanti altına almak için kritik bir öneme sahiptir. Bu süreç, gezegenimizi korumak ve gelecek nesiller için daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak adına atılan önemli bir adımdır.

Dekarbonizasyon, geniş kapsamlı bir süreçtir ve birçok farklı strateji ve yöntemle gerçekleştirilebilir. İşte dekarbonizasyonu gerçekleştirmek için atılması gereken adımlar ve kullanılabilecek yöntemler:
Dekarbonizasyon, bireysel, toplumsal ve küresel düzeyde birçok farklı eylemi ve stratejiyi içerir. Bu sürecin başarılı olması için tüm paydaşların (hükümetler, şirketler, sivil toplum kuruluşları ve bireyler) işbirliği yapması ve ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir. Dekarbonizasyon, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir adımdır. Hem bireylerin hem de hükümetlerin ve şirketlerin bu sürece katkıda bulunması gerekmektedir. Birlikte, daha yeşil ve sürdürülebilir bir dünya için çalışabiliriz.
